Günümüzde yöneticiler, iş ve özel yaşam arasındaki dengeyi sağlamaya çalışırken pek çok zorlukla karşılaşıyor. İş yoğunluğu, mesai saatleri, yönetim baskıları ve organizasyonel yapı, özel yaşama ayrılan zamanın azalmasına neden oluyor. Peki, yöneticiler bu süreci nasıl deneyimliyor? İşin özel hayata etkisi ne kadar derin? İstanbul’da 12 beyaz yakalı yöneticiyle gerçekleştirdiğim araştırmada analiz etmeye çalıştım.
İş Hayatı, Özel Yaşamı Nasıl Şekillendiriyor?
Katılımcıların büyük çoğunluğu, özel yaşamlarını “keyif ve mutluluk” duygularıyla tanımlasa da, iş hayatının üzerlerinde yarattığı baskı nedeniyle bu alanı yaşam tarzı, mesai sonrası kalan zaman ve aileyle geçirilen vakit üzerinden değerlendirmek zorunda kalıyor. Çalışmaya katılan yöneticiler, kendilerine vakit ayırabilmek için spor, hobi faaliyetleri ve kişisel gelişim gibi alanlara yöneliyor. Ancak işin getirdiği stres ve yoğunluk, bu alanlara ayrılan zamanı ciddi şekilde kısıtlıyor.
🗣 “Haftanın bazı günleri sadece eve gidip uyumak için varmışım gibi hissediyorum. İşten çıktıktan sonra hiçbir şeye enerjim kalmıyor. Gün sonunda kendimi geliştirmek ya da aileme vakit ayırmak istesem de yorgunluk buna izin vermiyor.” (K5)
Yöneticiler iş dışındaki zamanlarını yönetebilmek için sosyal aktiviteler, eğitim ve kişisel bakım gibi alanlara odaklanıyor. Araştırmada en sık karşılaşılan faaliyetler şu şekilde sıralandı:
📌 Sosyal Aktivite (%83,3) → Spor, seyahat, eğlence, kitap okuma ve sanat etkinlikleri
📌 Eğitim (%25) → Yabancı dil öğrenimi, örgün olmayan eğitimler
📌 Sağlık Aktivitesi (%25) → Kişisel bakım ve beslenme düzeni
Bu aktiviteler, bireylerin iş hayatındaki stres seviyelerini azaltmalarına yardımcı olsa da, iş yaşamının baskın etkisi nedeniyle sürdürülebilir olmuyor.
İşin Özel Yaşama Baskısı
Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, işin özel hayata olan etkisinin, özel yaşamın işe etkisinden çok daha belirgin olmasıydı. Uzun mesai saatleri, mobbing, olumsuz iletişim ve çatışma ortamı, katılımcıların özel hayatına doğrudan etki eden en önemli unsurlar arasında yer aldı.
🗣 “Zor bir iş günü yaşadıysam, örneğin toplantıda bir tartışma yaşandıysa ya da yöneticimden ağır eleştiriler aldıysam, bu sadece işyerinde kalmıyor. O gün boyunca modumu, enerjimi ve özel hayatımı doğrudan etkiliyor.” (K3)
İşin özel yaşama etkisini en fazla gösteren üç faktör ise şunlar oldu:
🔴 Yönetim ve Organizasyon (%75) → Mesai saatleri, mobbing, iş yükü ve olumsuz iletişim
🔴 Psikolojik Faktörler (%50) → Gerginlik, değersizlik hissi, motivasyon kaybı
🔴 Fizyolojik Etkiler (%33,3) → Yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve düzensiz beslenme
Bu faktörlerin doğrudan etkisiyle, yöneticilerin özel yaşamlarında ciddi sıkıntılar yaşadığı gözlemlendi.
🗣 “Dönem dönem çok sinirlendiğimde ya da çok sevindiğimde bu yüzüme yansıyor. Mesai saati içerisinde çok yorulduysam, bunu da üzülerek kişisel yaşantıma yansıtmış oluyorum. Özellikle şehir dışı seyahatlerim fazla olduğunda, özel yaşamım neredeyse tamamen kayboluyor.” (K2)
Bu durum sadece bireysel bir sorun değil, aynı zamanda iş yerlerinde çalışan bağlılığını ve genel verimliliği de etkileyen bir faktör.
Dünya genelinde çalışanların %77’si, iş ve özel yaşam dengesini en kritik başarı faktörlerinden biri olarak görüyor (McKinsey, 2023). Ancak, özellikle yöneticiler için bu dengeyi sağlamak giderek zorlaşıyor.
📌 Gallup’un 2023 Küresel Çalışan Raporu’na göre, çalışanların %44’ü sürekli tükenmiş hissediyor ve en büyük nedenlerinden biri işin özel hayat üzerindeki baskısı.
📌 Hibrit çalışma modeline geçen şirketlerin %65’i, çalışan memnuniyetinde ve bağlılıkta artış olduğunu bildiriyor (Harvard Business Review, 2023). Ancak, sürekli online olma zorunluluğu çalışanların %66’sının sınırlarını kaybetmesine neden oluyor.
📌 İyi iş-yaşam dengesi sağlayan şirketlerde çalışan bağlılığı %21 oranında daha yüksek ve verimlilik %17 oranında artıyor (Gallup, 2022).
Çözüm Ne Olabilir?
Yöneticiler, iş ve özel yaşamlarını dengelemek için bireysel çabalar gösterse de, bu dengeyi sağlamada kurumların da sorumluluk alması gerekiyor. Kurumsal olarak iş-yaşam dengesine yönelik atılabilecek bazı adımlar:
✅ Çalışanların iş-yaşam dengesini koruyabilmesi için esnek çalışma saatleri sağlamak
✅ Fazla mesai kültürünü azaltmak ve iş yükünü dengeli dağıtmak
✅ Çalışanların sosyal aktiviteleri ve kişisel gelişimlerine zaman ayırmalarını teşvik etmek
✅ İşyerinde sağlıklı bir iletişim ortamı oluşturarak mobbing ve olumsuz etkileşimleri en aza indirmek
Bu tür adımlar, hem bireylerin özel hayat kalitesini artıracak hem de çalışan bağlılığına olumlu katkı sağlayacaktır. İş ve özel yaşam arasındaki dengeyi kurmak, sadece bireylerin değil, aynı zamanda şirketlerin de öncelikli konusu olmalıdır.
Peki, iş dünyası çalışan refahını desteklemek için ne yapıyor?
– Esnek çalışma saatleri ve hibrit modeller uygulanıyor.
– Tükenmişliği önleyici mental sağlık programları yaygınlaşıyor.
– Çalışanları işten koparmayan ama özel hayatlarına alan tanıyan yönetim anlayışları geliştiriliyor.
#İşYaşamDengesi #ÇalışanVerimliliği #İşHayatı #Motivasyon #İnsanKaynakları #ÇalışanMutluluğu #ZamanYönetimi #Kariyer #Yönetim
Uzm. Psk. Salih Taşkın
Kaynakça
Istanbul Üniversitesi (2023). Hibrit Çalışma Modeli ve İş-Yaşam Dengesi Üzerine Etkileri. İstanbul Üniversitesi Akademik Yayınları. Erişim Linki
Gallup (2023). State of the Global Workplace 2023 Report. Gallup. Erişim Linki
Harvard Business Review (2023). The Future of Hybrid Work: How Companies Are Adapting. HBR Türkiye. Erişim Linki
McKinsey & Company (2022). The Great Attrition: Why Employees Are Leaving and How to Win Them Back. McKinsey Insights. Erişim Linki
Deloitte (2023). 2023 Global Human Capital Trends: The Evolution of Work and Employee Expectations. Deloitte Insights. Erişim Linki
Microsoft Work Trend Index (2022). Hybrid Work Is Just Work. Are We Doing It Wrong? Microsoft Research. Erişim Linki

